İçeriğe geç

Zorunlu Arabuluculuk

zorunlu arabulucu gaziantep

Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

Bazı uyuşmazlıklar için mahkemeye dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu vardır. Zorunlu arabuluculuk, bu uyuşmazlıklar açısından dava şartıdır. Yani, arabulucuya gitmeden açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Ticari davalar ve iş davalarına konu olan bazı talepler (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, maaşlar vb.) zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır.

Arabuluculuğun Avantajları

  • Dava boyunca yapmak zorunda kalacağınız tüm masraflardan  tasarruf etmiş olursunuz.
  • Mahkemeye göre daha kısa sürer.
  • Sonuç, tarafların kontrolündedir.
  • Geleceğe bakılır, mevcut hukuki durumun değil, menfaatin korunması esastır.
  • Güvenirlik ve gizlilik önemlidir; taraflar mahkeme önünde konuşamayacaklarını burada rahatlıkla konuşabilirler.
  • Psikolojik ve sosyolojik riski azdır; daha az yeni sorun doğurur.
  • Tarafların anlaştıkları yöntem ve çözüm tarzı esastır, esnektir.
  • Anlaşmayla çözülür; iki tarafta kazanır, tarafların sosyal ve ekonomik ilişkileri devam eder.

Sistem Nasıl İşlemektedir?

Dava açmadan önce adliyelerde bulunan arabuluculuk merkezine başvuru yapılarak arabuluculuk resmi sicilinde bulunan bir arabulucu görevlendirilerek süreç başlar. Görevlendirilen Arabulucu tarafları görüşmeye davet eder. Taraflardan biri görüşmeye gelmezse arabuluculuk faaliyeti başlamaz ve arabulucuya başvuran taraf için dava açma şartı gerçekleşmiş olur.

Görüşmeye gelmeyi reddeden taraf ise davayı kendisi kazansa bile mahkeme masraflarını ve karşı vekalet ücretini ödemeye mahkum edilir.

Görüşme kabul edildiği takdirde, uzman arabulucu eşliğinde taraflar tarafsız bir ortamda bir araya getirilir. Uzman arabulucu eşliğinde talepler konuşulup tartışılır ve ortak bir noktada anlaşmaya çalışılır. Arabulucu, yapılan arabuluculuk başvurusunu 3 hafta içinde sonuçlandırmalıdır. 

Tarafların anlaşamaması halinde ilk 2 saatlik ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanmaktadır. Tarafların anlaşması halinde ise, arabulucuya emeğinin karşılığı olarak arabulucuk ücret tarifesinde belirtilen ücret taraflarca ödenir. 

1 Ocak 2018 tarihi itibariyle uygulanan zorunlu arabuluculuk sistemi ile ilk 4 günde 90 işçi ve işverenin anlaştığı, sadece 6 işçi ve işverenin anlaşamadığı istatistiklere yansımıştır. Daha ilk 4 günde görünen tablo, sistemin ne kadar hızlı, pratik, ekonomik ve barışçıl bir çözüm yolu olduğunu bizlere göstermiştir.

Hangi Kanunlar Zorunlu Arabuluculuk Kapsamındadır ?

Zorunlu arabuluculuğun uygulama alanı, işçi ve işveren uyuşmazlıklarından kaynaklanan taraf alacaklarına ilişkin davalar ve işe iade davaları olarak belirlenmiştir. Yapılan düzenleme ile bunların kanuna, bireysel iş sözleşmesine veya toplu iş sözleşmesine dayanması arasında herhangi bir fark gözetilmemiştir.

Bilindiği gibi İş Kanunun dışındaki aşağıda belirtileceği üzere diğer bazı kanunlarda da iş ilişkileri, iş sözleşmeleri düzenlenmiştir. İş Kanunu dışında Borçlar Kanununda da iş ilişkilerini, işçilik hak, alacak, talep ve borçlarını düzenleyen hükümler bulunmaktadır. Hatta İş Kanununda olmayan, işçinin borçları, işverenin yükümlülükleri gibi düzenlemelerde yer almaktadır.

Bu çerçevede 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen “Hizmet Sözleşmeleri” (genel hizmet sözleşmesi, pazarlamacılık sözleşmesi ve evde hizmet sözleşmesi) kapsamında kalan işçi ve işveren arasındaki alacak ve talepleri için de arabulucuya başvuru zorunluluğu bir dava şartı olarak kabul edildiğinden Kanunun 5 inci maddesi, bu tür uyuşmazlıkları iş mahkemelerinin görevine dahil etmektedir.

Bu düzenlemeden önce Borçlar Kanunu kapsamındaki işçi alacak ve talepleri ile ilgili davalar genel mahkemelerde görülmekteydi. 7036 sayılı Kanun, Borçlar Kanunda düzenlenen her türlü işçilik hak, alacak ve taleplerini İş Mahkemelerinde görülmesini düzenlemiştir.

Buna göre sadece İş Kanunundan değil, Türk Borçlar Kanunu, Deniz İş Kanunu, Basın Mesleğinde Çalışanlarla Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkındaki Kanun kapsamındaki iş uyuşmazlıklarından kaynaklı her türlü hak ve alacaklar ile tazminatlarda; kanunlardan hangisine dayanırsa dayansın, artık bu davalarda öncelikle arabuluculuğa başvurmak zorunlu olacaktır.

Bunun yanında arabuluculuk faaliyetinin anlaşma dışında sonlanması halinde bu kanunlardan kaynaklı istisnalar hariç, tüm iş uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalar iş mahkemelerinde açılacaktır.

Hangi Kanunlar Zorunlu Arabuluculuk Kapsamındadır ?

Zorunlu arabuluculuğun uygulama alanı, işçi ve işveren uyuşmazlıklarından kaynaklanan taraf alacaklarına ilişkin davalar ve işe iade davaları olarak belirlenmiştir. Yapılan düzenleme ile bunların kanuna, bireysel iş sözleşmesine veya toplu iş sözleşmesine dayanması arasında herhangi bir fark gözetilmemiştir.

Bilindiği gibi İş Kanunun dışındaki aşağıda belirtileceği üzere diğer bazı kanunlarda da iş ilişkileri, iş sözleşmeleri düzenlenmiştir. İş Kanunu dışında Borçlar Kanununda da iş ilişkilerini, işçilik hak, alacak, talep ve borçlarını düzenleyen hükümler bulunmaktadır. Hatta İş Kanununda olmayan, işçinin borçları, işverenin yükümlülükleri gibi düzenlemelerde yer almaktadır.

Bu çerçevede 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen “Hizmet Sözleşmeleri” (genel hizmet sözleşmesi, pazarlamacılık sözleşmesi ve evde hizmet sözleşmesi) kapsamında kalan işçi ve işveren arasındaki alacak ve talepleri için de arabulucuya başvuru zorunluluğu bir dava şartı olarak kabul edildiğinden Kanunun 5 inci maddesi, bu tür uyuşmazlıkları iş mahkemelerinin görevine dahil etmektedir.

Bu düzenlemeden önce Borçlar Kanunu kapsamındaki işçi alacak ve talepleri ile ilgili davalar genel mahkemelerde görülmekteydi. 7036 sayılı Kanun, Borçlar Kanunda düzenlenen her türlü işçilik hak, alacak ve taleplerini İş Mahkemelerinde görülmesini düzenlemiştir.

Buna göre sadece İş Kanunundan değil, Türk Borçlar Kanunu, Deniz İş Kanunu, Basın Mesleğinde Çalışanlarla Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkındaki Kanun kapsamındaki iş uyuşmazlıklarından kaynaklı her türlü hak ve alacaklar ile tazminatlarda; kanunlardan hangisine dayanırsa dayansın, artık bu davalarda öncelikle arabuluculuğa başvurmak zorunlu olacaktır.

Bunun yanında arabuluculuk faaliyetinin anlaşma dışında sonlanması halinde bu kanunlardan kaynaklı istisnalar hariç, tüm iş uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalar iş mahkemelerinde açılacaktır.

Son Kanun Değişiklikleri Işığında Zorunlu Arabuluculuğa Dahil Olan Uyuşmazlıklar

Arabuluculuk, hukuk sistemi gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan bir “alternatif uyuşmazlık çözümü” yöntemidir. Arabuluculuk; tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözmelerinde kullanabilecekleri bir yöntemdir.

Arabuluculuk, “zorunlu arabuluculuk” ve “ihtiyari arabuluculuk” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Zorunlu arabuluculuk kanun koyucu tarafından gerek mahkemelerin iş yükünü hafifletmek gerek uyuşmazlıkların daha hızlı çözüme ulaşması amacıyla bazı uyuşmazlık türlerini zorunlu arabuluculuğa tabii kılmıştır. İhtiyarı arabuluculuk ise; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği[1], kamu düzenine ilişkin olmayan özel hukuk uyuşmazlıkları çözümü için başvurabileceği bir yöntemdir. Bu kapsamda örneğin bir boşanma veya taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıkları için arabulucuya gidilmesi hukuki olarak etki doğurmayacaktır çünkü söz konusu uyuşmazlıklar kişilerin üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konular değildir.

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesine göre, TTK’nın 4. maddesinde belirtilen tüm ticari davalar ile diğer özel kanunlarda yer alan ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Yani, arabulucuya başvurulmadan bu tür davalar doğrudan asliye ticaret mahkemesine açılamaz.

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

İş hukukunda işçi ve işveren arasındaki yıllık izin ücreti, fazla çalışma (fazla mesai) ücreti, maaş vb. gibi işçilik alacakları ile ihbar tazminatı, kıdem tazminatı vb. gibi tazminatlardan kaynaklanan uyuşmazlıklar 01.01.2018 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk yoluyla çözülecektir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3).

İşçi ve işveren aralarındaki hukuki sorunu gidermek için öncelikle zorunlu olarak arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabulucuya başvurmadan iş mahkemesinde açılan iş davaları “dava şartı yokluğu” nedeniyle usulden reddedilecektir.

İşçi ve işveren, iş hukuku ile ilgili hukuki sorunun çözümü için bir arabulucu üzerinde anlaştıkları takdirde, uyuşmazlığı her iki tarafın da kabul ettiği arabulucu çözmeye çalışır. Taraflar, bir arabulucu üzerinde uzlaşamadıkları takdirde, her adliyede bulunan “arabuluculuk merkezi” listeye kayıtlı arabulucular arasından seçeceği bir arabulucuyu uyuşmazlığı çözmek üzere görevlendirir.

İş hukukunda “dava şartı” olarak kabul edilen arabuluculuğun uygulama alanları şu şekildedir:

1.İşe İade Davalarında Zorunlu Arabuluculuk

İşe iade davaları, iş sözleşmesinin hukuka aykırı feshedilmesi halinde işçinin işine geri dönmesini sağlayan bir iş davası türüdür. İşçi, iş akdi feshedildikten sonra işe iade davası açmadan önce uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözülmesi için arabulucuya başvurmak zorundadır.

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir.

Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir (4857 sayılı İş Kanunu m.20/1).

Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde;

  • İşe başlatma tarihini,
  • Ücret ve diğer hakların parasal miktarını,
  • İşçinin işe başlatılmaması durumunda tazminatın parasal miktarını,
    belirlemeleri zorunludur.

Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur (4857 sayılı İş Kanunu m.21/5).

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması aranır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/15).

2.Kıdem Tazminatında Zorunlu Arabuluculuk

Kıdem tazminatı, belli koşulların sağlanması halinde işyerinde çalıştığı süre boyunca kazandığı kıdeminin karşılığı olarak işverence işçisine ödenen tazminattır. Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için aynı işverenin işyerlerinde en az 1 yıl çalışmak gereklidir. Kıdem tazminatı hakkı elde ettiği halde, alacağını işverenden alamayan işçi öncelikle arabulucuya başvurarak uyuşmazlığın giderilmesini talep edecektir.

3.İhbar Tazminatında Zorunlu Arabuluculuk:

İhbar tazminatı, önceden bildirimde bulunulmaksızın iş akdi haksız feshedilen işçiye işyerinde sahip olduğu kıdeme göre değişen oranlarda ödenen tazminattır. İhbar tazminatı alacağına hak kazanılıp kazanılmadığı, tazminatın miktarı ve ödeme şekli nedeniyle işçi ile işveren arasında çıkan uyuşmazlıklar dava açılmadan önce “zorunlu arabuluculuk” kurumu yoluyla çözülecektir.

4.Fazla Çalışma (Mesai) Ücretinde Zorunlu Arabuluculuk:

Fazla çalışma ücreti, iş kanununun belirlediği çerçevede ve şartlarda işçinin işyerinde haftalık 45 saati aşan çalışmalarıdır. İşveren, haftalık 45 saati aşan her saatlik çalışma için normal saat ücretinin %50 fazlası kadar fazla mesai ücreti ödemek zorundadır. Fazla çalışma ücreti, uygulamada mahkemeleri en çok meşgul eden uyuşmazlıktır. Fazla çalışma ücreti alacağı için de iş mahkemesinde dava açmadan önce “zorunlu arabuluculuk” kurumuna başvurulması gerekir.

Adalet Bakanlığı Resmi İstatistiği

Zorunlu arabuluculuğa ilişkin  Adalet Bakanlığı 2019 – 2021 Ticaret Hukuku ,İş Hukuku ,Tüketici Hukuku alanlarında  resmi istatistik sonuçları şöyledir. 

0
2019-2021 Zorunlu Arabulucu Başvuru Sayısı
İş Davalarında Anlaşma Oranı
59%
Tüketici Davalarında Anlaşma Oranı
54%
Ticari Davalarında Anlaşma Oranı
53%
Avukat Ali Tümbaş

Fatih, Fevzi Çakmak Blv. No:139, 27080 Şehitkamil/Gaziantep

WharsApp
Avukat Ali Tümbaş
Merhaba ben Avukat Ali Tümbaş, Size nasıl yardımcı olabilirim?
Call Now Button